?> ?> ?> ?> ?> ?> ?> ?> ?> ?> ?> ?> ?> ?> ?> ?> ?> ?> ?> ?> ?> ?> ?> ?> ?> ?> ?> ?> ?> ?> ?> ?> ?> ?> ?> ?> ?> ?> ?> ?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>?>SAĞLIK – kktchaberlerimhttps://kktchaberlerim.comKıbrıs'ın haberiWed, 20 Mar 2024 11:17:10 +0000trhourly1https://wordpress.org/?v=6.9.11Alayköy’de 64 kilogram kaçak et ele geçirildi!https://kktchaberlerim.com/alaykoyde-64-kilogram-kacak-et-ele-gecirildi.htmlhttps://kktchaberlerim.com/alaykoyde-64-kilogram-kacak-et-ele-gecirildi.html#respondWed, 20 Mar 2024 11:17:10 +0000https://kktchaberlerim.com/?p=930Polis Basın Subaylığından verilen bilgiye göre, 19 Mart 2024 tarihinde, Alayköy’de, M.U.(E-63)’nun kalmakta olduğu ikametgahta Polis Ekipleri tarafından yapılan aramada, ülkeye ithali yasak olan ve gümrüğe beyan edilmemiş toplam 64 kilogram ağırlığındaki et ürünlerini kanunsuz olarak tasarruf ettiği tespit edilerek emare olarak alındı.

Bahse konu şahıs tutuklanmış olup, soruşturma devam ediyor.

]]>
https://kktchaberlerim.com/alaykoyde-64-kilogram-kacak-et-ele-gecirildi.html/feed0
 Sinde Trading’in ürettiği zeytinyağı tağşişli çıktıhttps://kktchaberlerim.com/sinde-tradingin-urettigi-zeytinyagi-tagsisli-cikti.htmlhttps://kktchaberlerim.com/sinde-tradingin-urettigi-zeytinyagi-tagsisli-cikti.html#respondWed, 20 Mar 2024 11:15:33 +0000https://kktchaberlerim.com/?p=927Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, zeytinyağı tağşiş analizleri sonucunda 19 zeytinyağı numunesinin uygun değil (tağşişli) olarak tespit edildiğini açıkladı.

Ayrıca bakanlık açıklamasında, Bafra Gıda Tic. Şti. Ltd. tarafından satış/dağıtımı yapılan zeytinyağının tağşişli çıktığını söyledi.

Bakanlıktan yapılan açıklama şöyle:

“04 – 25 Ocak 2024 tarihleri arasında 5 ilçede Tağşiş analizi için yapılan denetimler sonucunda 66 zeytinyağı numunesi alınmış ve ECN 42 ye göre yapılan analizlerin sonucunda 47 Zeytinyağı numunesi Uygun (Tağşişli Değil), 19 Zeytinyağı numunesi ise Uygun Değil (Tağşişli) olarak tespit edilmişti.

Tağşişli çıkan 3 zeytinyağının üretici/satıcı firması olan 2 firma, Yasanın 19. madde, 7. fıkrasına istinaden itiraz hakkını kullanmış ve şahit numuneden tekrar analiz yapılmasını talep etmişti.

Bunun üzerine 05.03.2024 tarihinde gönderilen Sinde Trading’ e ait Naturel Zeytinyağı etiketli 2 şahit numunenin muayene ve analiz raporu sonucuna göre, söz konusu yağlar Uygun Değil (Tağşişli) olarak tespit edilmiştir

]]>
https://kktchaberlerim.com/sinde-tradingin-urettigi-zeytinyagi-tagsisli-cikti.html/feed0
Sağlık ve fitness uygulamalarına talep arttıhttps://kktchaberlerim.com/adana-sehir-hastanesinde-geri-sayim-basladi.htmlhttps://kktchaberlerim.com/adana-sehir-hastanesinde-geri-sayim-basladi.html#respondSun, 10 Sep 2017 14:54:23 +0000https://portal2.thewpdemo.com/adana-sehir-hastanesinde-geri-sayim-basladi.htmlSon beş yılda sağlık ve fitness uygulamalarının popülaritesinde kayda değer bir artış oldu. Uygulamalar, sağlığımızın ve refahımızın sorumluluğunu üstlenme sürecini daha önce hiç olmadığı kadar basitleştirerek kişisel eğitmenlerimiz, zihinsel sağlık terapistlerimiz ve diyet asistanlarımız haline geldiler.
Yalnızca 2023 yılında dünya çapında insanlar sağlık ve fitness uygulamalarını 2 milyardan fazla indirdi; bu, Covid’in başlangıcından bu yana %44’lük bir artış.

Peki bu uygulamaların en büyük tüketicileri tam olarak kimler?

Healthnews analizine göre Avrupalılar sağlık ve fitness uygulamalarının kullanımında lider konumdayken Portekiz ilk sırada yer alıyor. Portekiz, 2023’te internet kullanıcısı başına 1,29 uygulama indirmesiyle listede en üst sırada yer alırken, onu Fransa ve Belçika takip ediyor.
Amerika Birleşik Devletleri, yalnızca 2023’te 298 milyon indirmeyle genel indirme rakamlarında birinci sırada yer alıyor.

]]>
https://kktchaberlerim.com/adana-sehir-hastanesinde-geri-sayim-basladi.html/feed0
Karın ağrısı şikayetiyle gitti, tıp tarihine geçtihttps://kktchaberlerim.com/karin-agrisi-sikayetiyle-gitti-tip-tarihine-gecti.htmlhttps://kktchaberlerim.com/karin-agrisi-sikayetiyle-gitti-tip-tarihine-gecti.html#respondSun, 10 Sep 2017 14:54:22 +0000https://portal2.thewpdemo.com/karin-agrisi-sikayetiyle-gitti-tip-tarihine-gecti.htmlCivcik, ağrıları nedeniyle Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Meram Tıp Fakültesi Hastanesine başvurdu. Yapılan tahliller sonucu kadının sol böbrek üstü bezinde 20 santimetre çapında kistik tümör olduğu belirlendi.

Fakülte Dekanı Prof. Dr. Celalettin Vatansev tarafından laparoskopik cerrahi (kapalı müdahale) ile ameliyat edilen Civcik, sağlığına kavuştu.

Prof. Dr. Vatansev, yaptığı açıklamada, karın ve sırt ağrısı, karında şişkinlik gibi şikayetlerle hastanelere başvuran Civcik’e yapılan tetkiklerde, sol böbrek üstü bezinde büyük bir kistik tümör olduğunu saptadıklarını söyledi.

Bunun üzerine ameliyat kararı aldıklarını dile getiren Prof. Dr. Vatanser, şöyle devam etti:

“Bu tür vakalarda genellikle açık cerrahi yöntem düşünülürken, biz daha zor olan kapalı yöntemi tercih ettik. Vücutta daha az kesi yeri açılarak hastamızın böbrek üstü bezindeki kistik tümörün tamamını çıkarmayı başardık. Operasyonu kapalı yapmasaydık hastamızın karnında yaklaşık 40 santimetrelik kesi olacaktı. Bu durumda enfeksiyon problemleri ortaya çıkabilirdi. Hastamızın hastanede kaldığı süre kısalmış oldu. Şu anda oldukça sağlıklı.”

ÖNCE TÜMÖRÜN HACMİ KÜÇÜLTÜLDÜ

Prof. Dr. Vatansev, operasyonun 2 saat sürdüğünü vurgulayarak, şunları söyledi:

“Önce kistik kitlenin diğer organlarla temasını kestik. Daha sonra tümöral kitleden 2 litre kan ve sıvıyı çektik. Kistin hacmini küçülttükten sonra böbreğe yapışmış olan bölümü de cerrahi operasyonla aldık. Dünya tıp literatüründe şu ana kadar böbrek üstü bezinden kaynaklanan vakalarda çıkarılan en büyük kistik tümörün çapı 14 ve 18 santimetredir. Hastamız Ayşe Civcik’in vücudundan çıkardığımız kitlenin çapı ise 20 santimetredir. Bu da dünyada böbrek üstü bezinden kaynaklanan en büyük kistik tümör olarak tarihe geçecek. Yani hastamız dünya tıp literatürüne geçti.”

Ayşe Civcik ise ciddi bir operasyon geçirmesine rağmen kendisini çok iyi hissettiğini belirtti.  Vücudunda 10 yıldır bu kitleyle yaşadığını öğrenince çok şaşırdığını aktaran Civcik, sağlığına kavuştuğu için yaşadığı mutluluğu dile getirdi.

]]>
https://kktchaberlerim.com/karin-agrisi-sikayetiyle-gitti-tip-tarihine-gecti.html/feed0
Çığır açacak buluş! 10 saniyede tespit ediyorhttps://kktchaberlerim.com/cigir-acacak-bulus-10-saniyede-tespit-ediyor.htmlhttps://kktchaberlerim.com/cigir-acacak-bulus-10-saniyede-tespit-ediyor.html#respondSun, 10 Sep 2017 14:54:18 +0000https://portal2.thewpdemo.com/cigir-acacak-bulus-10-saniyede-tespit-ediyor.htmlABD’nin Teksas Üniversitesi’nden bilim insanlarının geliştirdiği, taşınabilir bir cihaz 10 saniye içinde kanserli dokuyu teşhis edebiliyor. “MasSpec Pen” isimli cihazın erken kanser teşhisine ve daha başarılı tedavilere yardımcı olması umuluyor.

Kaleme benzeyen cihaz, büyümesi ve yayılması sağlıklı dokulara göre farklılık gösteren kanser hücrelerini buluyor. Science Translational Medicine dergisinde yayınlanan test sonuçlarında cihazın yüzde 96 oranında doğru bulgulara ulaştığı belirtildi.

KALEM NASIL ÇALIŞIYOR?

Kalem, kanserli olduğu tespit edilen dokuyla temas ettiriliyor ve dokunun üzerine bir damla su bırakıyor. Doku içerisindeki kimyasallar damlacık içine nüfuz ediyor ve su damlası kalemle emilerek inceleniyor.

Kalem, saniyede binlerce kimyasalın kütlesini ölçebiliyor ve doktorlara dokunun sağlıklı olup olmadığıyla ilgili bilgi veren bir kimyasal iz üretiyor. Cihazın, kanserli doku ve normal doku arasındaki sınırı bulmakta zorlanan doktorlar için büyük kolaylık olacağı düşünülüyor.

Austin Üniversitesi Kimya Bölümü Yardımcı Doçenti Livia Eberlin, bu basit ve kullanımı kolay aletin kısa sürede doktorlar tarafından kullanılabileceğini söyledi.

DEZAVANTAJLAR

Bu cihaz şu ana kadar 253 örnek doku üzerinde test edildi. Bilim insanlarının hedefi, cihaz en kesin sonuçları sağlayana kadar testlere devam etmek.

Kalem halihazırda bir buçuk milimetrelik bir doku parçasını analiz edebiliyor.Kendi maliyeti düşük olsa da kalemin en büyük dezavantajı, dokudan su damlasıyla çekilen kimyasalların incelendiği spektrometre cihazının pahalı olması.

Yine de MasSpec Pen’in, cerrahi müdahalelerin doğruluğunu iyileştirmeye yönelik önemli bir girişim olduğu düşünülüyor.

]]>
https://kktchaberlerim.com/cigir-acacak-bulus-10-saniyede-tespit-ediyor.html/feed0
Her yıl 3 milyon kişi ev kazalarında yaralanıyorhttps://kktchaberlerim.com/her-yil-3-milyon-kisi-ev-kazalarinda-yaralaniyor.htmlhttps://kktchaberlerim.com/her-yil-3-milyon-kisi-ev-kazalarinda-yaralaniyor.html#respondSun, 10 Sep 2017 14:54:16 +0000https://portal2.thewpdemo.com/her-yil-3-milyon-kisi-ev-kazalarinda-yaralaniyor.htmlKızılay, ev içinde meydana gelen kazalarda her yıl 3 milyondan fazla insanın yaralandığını hatırlatarak, “Her evde bir ilk yardımcı olmalı” uyarısında bulunacak.

Ev kazaları yaşa, cinsiyete, gelire veya coğrafi bölgeye bakmaksızın tüm nüfusu etkiliyor. Genellikle güvenli yerler olarak algılanan evlerde çok sayıda kaza yaşanıyor. Kazalar genellikle evlerin oturma odasında gerçekleşiyor. Sadece Avrupa’da her yıl 3 milyondan fazla insan ev kazalarına mağdur oluyor. Bunların 7.000’den fazlası ölümcül sonuçlara yol açıyor.

Dünya genelinde, evlerde meydana gelebilecek en yaygın önlenebilir yaralanmalar elektrik çarpmaları, yanıklar, zehirlenmeler, tıkanmalar, boğulmalar, bilinç kaybı, kardiyak arresti ve düşme. Endişe verici şekilde boğulma, dünyanın her bölgesinde çocukların ve gençlerin en önde gelen 10 ölüm nedeni arasında yer alıyor. 5 yaşın altındaki çocuklar risk altında bulunuyor. Bu tür tehlikeler tüm yaş gruplarını etkilemekle birlikte, yüksek gelirli ülkelerde çocuk ölümlerinin ana nedenini oluşturuyor.

Her yıl Eylül ayının ikinci Cumartesi günü tüm dünyada ilk yardım günü olarak kutlanıyor. Kızılay, 9 Eylül Dünya İlk Yardım Günü dolayısıyla bu yılın ana teması olan “Ev kazalarına” dikkat çekecek. Kızılay, ev içinde meydana gelen kazalarda her yıl 3 milyondan fazla insanın yaralandığını hatırlatarak, “Her evde bir ilk yardımcı olmalı” uyarısında bulunacak. 

100 binden fazla kişiye ilk yardım eğitimi verildi

İlk yardımın hayat kurtarmada önemli bir rolü olduğunu düşünerek 2000 yılından bu yana ilk yardım eğitimi vermeye başlayan Kızılay, o günden bu güne toplumun gerek iş güvenliği, gerekse afet ve acil durumlara yönelik bilinçlendirilmesi için 100 binden fazla kişiye ilk yardım eğitimi verdi. Ülkemizde ev kazalarında meydana gelen can kaybının azaltılması için ulusal mevzuatların iyileştirilmesi, her aileden en az bir kişinin ilk yardım eğitimi alması ve en önemlisi ilk yardım bilinçlendirme kültürünün toplumda oluşturulması gerektiğini hatırlatan Kızılay, Dünya İlk Yardım Günü’nde tüm bu noktalara bir kez daha dikkat çekmeye çalışacak.

İlk yardım bilgisi hayat kurtarıyor

Avrupa Birliği genelinde, 2016 yılında görülen kazalarda ve yaralanmalarda hastalar toplam 52.5 milyon gün hastanede kalıyor. Yaralananların birçoğu kalıcı sakatlıklar yaşıyor. Sonuç olarak aile, akranlar ve toplum üyelerinin ilk yardım eğitim becerileri ile donatılması evde meydana gelen kazaya veya yaralanmaya maruz kalanların hayatta kalması için hayati rol oynuyor.

 

]]>
https://kktchaberlerim.com/her-yil-3-milyon-kisi-ev-kazalarinda-yaralaniyor.html/feed0
Her yerde bulabilirsiniz!https://kktchaberlerim.com/her-yerde-bulabilirsiniz.htmlhttps://kktchaberlerim.com/her-yerde-bulabilirsiniz.html#respondSun, 10 Sep 2017 14:54:15 +0000https://portal2.thewpdemo.com/her-yerde-bulabilirsiniz.htmlDutun sağlığınıza olan faydalarını duymuşsunuzdur. Dutun sağlığımıza sağladığı faydalar kadar, dut yaprağı da sağlığımız için oldukça faydalıdır. Dut yaprağının tüm faydalarından verimli bir şekilde faydalanabilmek için dut yaprağı çayı, dut lapası gibi her türlü yöntemle kullanabilirsiniz.

Dut yaprağının faydaları…

Ateş düşürücü etkisi vardır

Dut yapraklarından hazırlanan çayın tüketilmesi ateş düşürücü etkisini görmenize yetecektir.

İdrar söktürücüdür

Dut yaprağı çayının idrar söktürücü etkisi vardır ve vücudunuzdaki ödemi atmanıza yardımcı olur. 

Kan şekerini dengeler 

Dut yapraklarından oluşan çayı içmek aynı zamanda kan şekerinizi dengelemeye yardımcı olmaktadır.

Kalp sağlığı açısından önemlidir

Dut yaprağının kalp rahatsızlıklarına da iyi geldiği bilinmektedir. Dut yaprağının faydalarından kalp için yararlanmak isteyenlerin, dut yapraklarını, alıç çiçekleri ile birlikte kaynatarak, elde edilen karışımın suyunu içmeleri gerekmektedir.

Soğuk algınlığı, boğaz Ağrısı

Dut yaprağının faydaları arasında boğaz ağrısı ve bronşit tedavisi de yer almaktadır.

Dut yaprağının faydaları arasında yer alan öksürük giderici etkisinden yararlanmak için, dut yaprağının çayı yapılmalı ve bu çayın, Sabah kahvaltısından ve akşam yemeğinden önce, aç karna içilmesi önerilmektedir. 

Karaciğere faydalıdır 

Dut yaprağının karaciğerdeki hücreleri temizlemesine yardımcı olduğu bilinmektedir.

Egzama hastalığı 

Dut yaprağının egzama hastalığında destek amaçlı kullanıldığı bilinmektedir.

Antioksidan kaynağıdır 

Dut yaprağı ölçülü miktarda tüketildiğinde vücuttaki serbest radikallerin gelişmesine engel olur. Dut yaprağında yer alan antioksidan miktarı serbest radikallerin gelişmesine engel olur.

Ağrı kesici 

Ağrı kesici özelliği bulunmaktadır. 

Dut yaprağından yeterli miktarda fayda sağlamak için çayının tüketilmesi gerekir. Dut yaprağı çayı sağlık açısından oldukça önemlidir. Dut yaprağı çayının nasıl yapıldığını merak ediyorsanız sizler için hazırladığımız tarife göz atabilirsiniz. 

İşte dut yaprağı çayının yapılışı 

Malzemeler 

4 adet kurutulmuş dut yaprağı 

1 litre su 

İlk olarak suyu bir kabın içerisinde kaynatın.  Kaynayan suyun içerisine 4 adet kurutulmuş dut yapraklarını ekleyin. Bu şekilde yaklaşık 2 saat boyunca demlenmesini sağlayın.  Demleme işlemini gerçekleştirdikten sonra çayınızı akşam ve sabah olmak üzere günde iki bardak tüketebilirsiniz.  Dut yaprağı çayını yemeklerden önce içmek daha faydalı olacaktır. 

Dut yaprağı kadar dutun da sağlığımıza bir çok faydası bulunmaktadır. Dutun faydalarından da kısaca bahsedebiliriz.

 İşte dutun sağlığımıza olan faydaları…

Sindirimi düzenler 

Dut meyvesi de dut yaprağı gibi sindirimi düzenlemeye yardımcı olmaktadır. Karın bölgesinde oluşan aniden gelen kramplara ve kabızlık sorununa dut oldukça iyi gelir.

Kansızlık tedavisinde kullanılır 

Dut içerisinde yüksek oranda demir barındırır. Dut tüketmek kansızlık sorununuzun giderilmesine yardımcı olacaktır.

Vitamin deposu

Dut içerisinde A,C,K vitaminlerinden bolca barındırmaktadır.  Bu sayede antioksidan özelliği bulunmaktadır.

Kalsiyum deposu 

Dut içerisinde yüksek oranda K vitamini barındırmasından dolayı kemik sağlığına oldukça iyi geldiği bilinmektedir. İçerisinde yer alan yüksek oranda K vitamini kemik erimesi rahatsızlığına da iyi gelecektir.

Romatizmal ağrılarda

Dut meyvesi, birçok hastalığa iyi geldiği gibi romatizmal ağrılara, böbreklerdeki ağrılara, kansızlık, stres, yorgunluk gibi rahatsızlıklara da iyi gelir.

Egzama tedavisinde dut yaprağı 

Egzama türü şikâyetleriniz varsa dut yaprağını deneyebilirsiniz. Dut yaprağından lapa elde ederek egzama oluşan bölgede belli aralıklarla bekletmenin iyi geldiği söylenmektedir.

]]>
https://kktchaberlerim.com/her-yerde-bulabilirsiniz.html/feed0
Evinde bu çiçekten olanlar dikkat!https://kktchaberlerim.com/evinde-bu-cicekten-olanlar-dikkat.htmlhttps://kktchaberlerim.com/evinde-bu-cicekten-olanlar-dikkat.html#respondSun, 10 Sep 2017 14:54:14 +0000https://portal2.thewpdemo.com/evinde-bu-cicekten-olanlar-dikkat.htmlEvlerde çok tercih edilen bitki olan difenbahya bitkisi halk arasında‘’ağlayan çiçek’’ olarak bilinen bu bitki, Sarıcısı ve ekibinin yaptığı araştırmaya göre elle ovulması ve koklanılması bile çocuklara zarar verebiliyor. 

“Difenbahya” ya da ağlayan çiçek çocukları zehirliyor. Hatta ona dokunmak bile zararlı. Üstelik bu çiçek hemen her evde yetiştiriliyor.

El, dil ve dudaklarda şişme hatta nefes darlığı bile yapabiliyor!

Bilimsel olarak yayınlanan araştırmada “Zehirlenmelerden bitki hücresi içerisinde bulunan kalsiyum oksalat kristallerinin sorumlu olduğu sanılıyor. Küçük çocuklar ve evcil hayvanlar kontrol dışında kaldıklarında, hırpalanan yaprak veya saplarından fışkıran binlerce kristal ok özellikle gözler olmak üzere yaralanmalara sebep olabiliyor.” denildi.

Ağlayan çiçeğin yapraklarının çiğnenmesi, koparılması hatta elle ovulması bile çocuk ve hayvanlarda zehirlenmelere yol açabiliyor. Zehirlenme esnasında el, dil ve dudaklarda şişme, yanma, ağrı meydana gelebileceği gibi havayolu tıkanıklığı, solunum yetmezliği gibi ciddi klinik bulgular da ortaya çıkabiliyor.

Prof. Dr. S. Ümit Sarıcısı ebeveynleri çocukların yaşam alanından uzak tutmaları konusunda uyardı.

]]>
https://kktchaberlerim.com/evinde-bu-cicekten-olanlar-dikkat.html/feed0
Karatay diyeti ile zayıflama! Karatay diyetinde bunlara dikkat…https://kktchaberlerim.com/karatay-diyeti-ile-zayiflama-karatay-diyetinde-bunlara-dikkat.htmlhttps://kktchaberlerim.com/karatay-diyeti-ile-zayiflama-karatay-diyetinde-bunlara-dikkat.html#respondSun, 10 Sep 2017 14:54:14 +0000https://portal2.thewpdemo.com/karatay-diyeti-ile-zayiflama-karatay-diyetinde-bunlara-dikkat.htmlKaratay diyeti bilindik diyetlerden farklı olarak, şekeri ve karbonhidratı sıfıra indirir. Prof. Dr. Canan Karatay’ın “tatlı zehirler” olarak adlandırdığı bu ürünler asıl kiloyu ve yağı vücuda depolayanlardır. Ayrıca Karatay beslenmesinde sık sık az az yemek diye bir mantık yoktur. Karatay, ana öğünler arasında salgılanan leptin hormonunun vücudun kendi deposundan yağ yakarak ara öğün ihtiyacını karşılayacağını belirtiyor. Bu da demek oluyor ki klasik diyetlerde her an az da olsa yemek yeme durumu leptin hormonunun kısaca yağ yakmanın önüne geçiyor.

Ayrıca şunu da belirtmek gerekiyor Karatay diyetinin bazı kırmızı noktaları var bunların aşılması durumunda bütün sistem yerle bir oluyor. Anlaşıldığı üzere Karatay beslenmesi bir diyet programı değil sürekli uygulanması öngörülen sağlıklı yaşam biçimi… Peki, Karatay beslenmesinde neler yenecek, neler asla yenmeyecek?

Sık Sık Yemek Yok! Günde Yalnızca 2 ya da 3 Öğün

Karatay beslenmesinde sık sık yemek ve ara öğünlerle her an yeme haline olmak yok. Sık sık yemek insülin direncini artıran ve leptin hormonunun salgılanmasına engel olan bir durum. Bu yüzden erken kalkanlar 3, erken kalkmayanlar ise 2 öğün yemek tüketecek. Aralarda meyve, çerez vs. yemek kesinlikle yok.

Kilo vermek için insülin direncini kırmak şarttır. İnsülin yağları depo eden hormondur. Az ve sık yediğimiz zaman sürekli yağlar bu depoya gönderilir. Yemek yediğimiz zaman insülin yükselir ve 2 saat sonra düşmeye başlar ve acıkma hissi ortaya çıkar. Ayrıca sık sık yenen yem​eği sindirmeye çalışan karaciğer ve pankreas aşırı derecede yorulur.

Nedir Bu “Leptin” ?

Yemek yeme eylemimizi sonlandıran leptin hormonu; ağırlıklı olarak vücudumuzda bulunan yağ hücrelerimiz tarafından, az miktarda da mide ve kalp gibi organlardan salgılanmaktadır. Beynimizin hipotalamus bölgesini etkileyen bu hormon, beynimize vücudumuzun yağ depolarıyla ilgili bilgi vermektedir. Eğer toksanız ve vücudunuzda yeterli miktarda yağ bulunuyorsa, leptin hemen beyne bilgi verir ve beyniniz iştahınızı azaltır.

Leptin ne zaman salgılanır? Diye sorulursa leptin hormonu yemekten 4 saat sonra salgılanmaya başlar. Leptin hormonunun salgılanması gerekir ki insülin salgılanmasın ve direnci kırılsın. Sık sık yemek yendiği vakit miktar ne olursa olsun çiğneme eylemi bile insüline artış komutu verir. Böylece yedikçe acıkan bir bünyeye sahip oluruz. Hâlbuki yemekten 4 saat sonra salgılanan leptin beyne tokluk sinyalleri verirken, yemek ihtiyacını depodan yani vücuttaki yağlardan karşılar. Bu da demektir ki leptin salgılansın ve vücuttaki yağlar erisin.

Sakız çiğnemek, diş fırçalamak, sigara içmek, yemeğin tadına bakmak, lokma halinde ağıza alınan besinler, çiğnemek vesaire gibi şeyler leptini bozar. Beyin bunları yemek olarak algılar ve insülin salgılamaya başlar.

Sıvılar Leptini Bozar mı?

Öncelikle leptin şekeriz sıvılarla bozulmaz. Günde 2,5-3 litre su tüketimi genel şartlardan. Ayrıca Türk kahvesi, filtre kahve, çay ve bitki çayları şekersiz olduğu takdirde istendiği gibi tüketilebilir. Süt sadece sabah içilebilir geç saatlerde içilen süt azda olsa insülin salgılatır ve kilo vermeye engel olur veya durdurur.

Ekmeksiz Nasıl Doyarım?

Toplumca doğru bilinen bir yanlışın peşinden sürüklenip gidiyoruz. Bu da ekmek, makarna, pilav ve türevleri olmadan asla tok kalamayacağımız. Bunun yerine tüketebileceğimiz “iyi yağ” dediğimiz ürünler de mevcut.

Mesela kahvaltıda ekmeksiz yapamam diyenler onun yerine cevizi koyabilirler. Cevizin yerine kavrulmamış fındık, badem vs. de geçebilir. Aşırı kilolu insanlarda en çok görülen şey karaciğer yağlanmasıdır. Ekmek tüketerek karaciğer yağlanmasının önüne geçmek çok zordur.

Karatay Diyetinde Bunları Yemek Tamamen Yasak!

-Her türlü tahıl unu ve bunlardan yapılmış gıdalar (ekmeğin her çeşidi)

-Kavrulmuş kuruyemişler,

-Her türlü şeker, şekerli her türlü gıda, her türlü tatlandırıcı ve -diyabetik ürünler,

-Pirinç, patates, pişmiş havuç,

-Karpuz, kavun, üzüm, incir, muz

-Markette satılan tavuk, yumurta ve markette satılan fabrikasyon her türlü ürün ile sucuk, salam, sosis,

-Her türlü meşrubat (diyet – light ürünler dahil), meyveli yoğurt, granür kahve

-Market yoğurdu yasak. (Bunun yerine kendi mayaladığınız yoğurdu tüketmelisiniz.)

-Ayçiçek yağı, mısırözü yağı, margarin

-Öğütülmüş tahıllar

Bunları yapmak şart…

–Yatmadan en az 5 saat önce yemek işlemi sona erecek ve tek bir lokma yenmeyecek. Yalnızca şekersiz çay tüketilebilir.

-Yemesi serbest olan yiyeceklerin porsiyonlarını abartabilirsiniz. Sofradan yarı tok kalkmak hemen acıkmayı getireceği için yanlıştır. Yemek vaktinde ve yeterli miktarda yenmelidir.

-Durmadan hareket şart! Düzenli spor elbette gerekli ancak bu imkânı bulamayanlar için en iyi alternatif yürüyüştür.

-İmkân buldukça hep doğalını tüketin. Market tavuk ve yumurtaları, yoğurtları size yarardan çok zarar verecektir.

KARATAY BESLENMESİNE GÖRE KAHVALTI VE AKŞAM YEMEĞİ

KAHVALTI:

24 saatin en önemli öğünü kahvaltıdır. Sabah çok kuvvetli yapılan kahvaltı geç acıkmayı sağlayacaktır.

Her gün en az 2 yumurta bol doğal koy tereyağı ile veya sızma zeytinyağı ile pastırmalı yumurta, doğal sucuklu yumurta, peynirli yumurta veya menemen yapıp yiyebilirsiniz. Yağların yanmamasına ve tabanını yakmamaya özen gösterin. Yanmış yağlar trans yağ olur ve zehir konumundadır. Yumurtaları kayısı kıvamında pişirip tüketebilir ve üzerine zeytinyağı gezdirebilirsiniz.

Herkesin kendi avuç içi kadar peynir, çökelek, tulum, eski kaşar, lor peyniri ve yanında sınırsız salatayı yiyebilirsiniz. 10-15 zeytin kesinlikle tüketmek gerekiyor.

Ekmek yerine bir ince belli çay bardağı dolusu çiğ kuruyemiş yiyebilirsiniz. Meyveyi kahvaltıda tüketmek gerekiyor, içindeki früktoz nedeniyle akşam yenilen meyve insülin salgılar ve kilo vermeyi hem engeller hem de kilo aldırır. Meyvelerin mevsim meyvesi olmasına dikkat edin. Serbest olan meyvelerden birkaç tanesi şunlardır elma, kiraz, kayısı, şeftali, armut, erik, portakal vb. gibi. Veya 3 4 adet gün kurusu yani güneş altında işlem görmeden kuruyan meyveler de tüketilebilir.

AKŞAM YEMEĞİ:

Akşam yemeğinde dikkat edeceğimiz hususlar ise şunlardır. Makarna, pirinç, patates, katiyen mutfağımıza sokulmuyor. Bunların hepsi nişasta ve yüksek oranda şeker içeriyor. İstendiği gibi et, balık, sebze yemeği yenebilir. Yemeklerin zeytinyağı, tereyağı veya kuyruk yağı ile pişmesi şart. Margarin ve ayçiçek yağı kesinlikle kullanılmıyor.

Akşam yemeğini en son saat 19.30 yenmiş olmalıdır. Yemeklerin çiğden ve kavurma işlemi yapılmadan pişmesi şarttır. Ayrıca yemeklerin tuzu ise yemekler piştikten sonra ekleniyor.

Yüksek oranda nişastayı bünyesinde barındıran nohut, leblebi ve bezelyeyi kısıtlı tüketmek gerekiyor. İçindeki nişasta karbonhidrattır ve fazla tüketimi kilo vermeyi zorlaştırır.

]]>
https://kktchaberlerim.com/karatay-diyeti-ile-zayiflama-karatay-diyetinde-bunlara-dikkat.html/feed0
D vitamini eksiliğine dikkat! D vitamini eksikliği nasıl anlaşılır?https://kktchaberlerim.com/d-vitamini-eksiligine-dikkat-d-vitamini-eksikligi-nasil-anlasilir.htmlhttps://kktchaberlerim.com/d-vitamini-eksiligine-dikkat-d-vitamini-eksikligi-nasil-anlasilir.html#respondSun, 10 Sep 2017 14:54:12 +0000https://portal2.thewpdemo.com/d-vitamini-eksiligine-dikkat-d-vitamini-eksikligi-nasil-anlasilir.htmlEksikliğinin ciddi boyutlara varan hastalıklara yol açtığı D vitamini vücudun ihtiyacı olan ancak bu ihtiyacın dışarıdan sağlanmasının mümkün olduğu bir vitamindir. D vitamini eksikliği, yiyeceklerden sağlandığı gibi büyük ölçüde de (yaklaşık %95) güneşten sağlanır. D vitamini eksikliği hayati durumlara neden olabilmektedir. Vücuttaki kalp ve kas sistemini düzenlemekle görevlidir. Peki, pek çok kişide eksikliği görülen D vitamini takviyesi nasıl yapılır? D vitamini eksiliği neden olur? D vitamini eksikliğinin belirtileri nasıl anlaşılır?

D vitamini ne işe yarar?                  

D vitamini bağırsaktaki kalsiyum emilimini arttırmak, kemik mineralizasyonunu, kalsiyum fosfor dengesini, kas sinir sistemi fonksiyonlarını, kas gücünü ve kalp atışlarını düzenlemek ile görevlidir.

Son zamanlarda yapılan araştırmalara göre, D vitamini kalbin pompalama gücüne ve kalp hücresinin yapısına etkisiyle kalp rahatsızlıklarını önleyici bir özelliğe sahiptir. D vitamini eksikliği; kalp hastalıklarının beraberinde getirdiği yüksek tansiyon, obezite, şeker hastalığı gibi rahatsızlıklar üzerinde oldukça etkindir. Böylece D vitamini eksikliği olanların bu hastalıklara yakalanma riski 2 katına çıkmış oluyor.

D vitamini aynı zamanda enfeksiyonel hastalıklar üzerinde büyük ölçüde etkilidir. Eksikliği halinde grip, enfeksiyon mücadelesi, multiple skleroz, bağırsak iltihabı, kanser ve pankreas insülin salınımı düzenlemesi tiroid faaliyetlerini düzenleme ve kanın pıhtılaşmasını sağlama vs. durumlarında hem düzenleyici hem de koruyucu durumdadır.

Kalsiyum emilimini sağlayan D vitamini kemik sağlığı için çok önemli bir rol oynar. Kemiklerin gücü ve sağlığı için D vitamini eksikliğinin hemen tespit ve tedavisi şarttır. Kandaki kalsiyum ve fosforun normal sınırlarda kalmasını sağlayarak kemik erimesini(osteoprozu)önler. Kemikleri ve dişleri güçlendirir. Çocuklarda D Vitamini ihtiyacı bu yüzden fazladır.

Kaslara güç veren D vitamininin eksikliği durumunda devamlı yorgunluk ve ağrı olur. Bu durumda D vitamine baktırmak ve takviyeye başlamak gerekir.

D vitamini eksikliği kadınlarda daha çok görülür!

Uzm. Dr.Filiz Gündüzer Müftüoğulları’nın açıklamasına göre, “D vitamini eksikliği özellikle doğum ve emzirme dönemlerinden dolayı kadınlarda daha sık görülür ve kendini doğum sonrası yaygın ağrılarla belli eder.30 yaşına kadar olan insanların %30unda D Vitamin eksikliği vardır. Yine yaşlılıkta ve güneş görmeyen kişilerde eksiklik daha fazla saptanır. Şişmanlarda D Vitamini eksikliği saptanması sebebi ise D Vitamini yağda çözünen bir vitamin olduğundan yağda birikir ve vücut kullanamadığı için eksiklik meydana gelir.”

D vitamini eksikliği neden olur?

D vitamini eksikliğinin en önemli nedeni, vücudun güneşten alınan UVB ışınlarına yeterince temas etmemesidir. Vücut güneşten aldığı D vitaminini başka hiçbir yolla ve besinle alamaz. Bunun nedeni D vitamini içeren besinlerde vitamin oranının az ve yeterli olmamasıdır.

Bazen güneş ışınlarının emilimi konusunda vücutsal bir problem de olabilir. Vücudun güneş ışınlarıyla D vitamini üretme kapasitesinin azaldığı ilerlemiş yaş, gıdalarla birlikte alınan yağın sindirilmesini engelleyen sindirim rahatsızlıkları, koyu ten rengi, kolesterol, epilepsi ilaçları başta olmak üzere bazı ilaçlar güneşle temas edilse dahi vücudun vitamini almasına engel olur.

Yaşlılık veya böbrek rahatsızlıkları D vitamini eksikliği riskini artırır. Bağırsaklarımızdan yeterince D vitamini emilemez. Çölyak hastalığı, kistik fibrozis ve crohn hastalığı da D vitamini emilimini etkiler.

Kilo da D vitamini eksikliğini artırır. Şöyle ki, yağ hücreleri dolaşımdaki D vitaminini dolaşımdan alır böylece vücut kitle indeksi 30 ve üzeri olanlarda D vitamini eksikliği sıktır.

D vitamini eksikliğinin bir diğer nedeni ise vejetaryen beslenmedir. D vitaminin yoğun olarak bulunduğu besinler; balık, ciğer, yumurta gibi hayvansal ürünlerin tüketilmemesi bu durumu daha çok tetikler.

D vitamini eksikliğinin belirtileri nelerdir?

Uzun süreli ve zaman yayılan bu belirtiler gözden kaçacak şekilde olağan gelebilir. Ancak hayatı olumsuz şekilde etkileyeceğinden farkına varmak ve tetkikleri yaptırmak gerekmektedir. Bu belirtilerden bazıları aşağıdaki gibidir;

-Depresyon

-Kemik Ağrıları (vücut genelinde)

-Kas zayıflığı

-Başın fazla terlemesi

-Kaslarda oluşan kramplar

-Halsizlik

-Eklem bölgelerinde ağrı

-Kilo alma problemi

-Yüksek tansiyon

-Başata ağrı

-Soğuk algınlığı

-Kabızlık

–İshal

-Mesane sorunları

Kulağa komik gelebilir ancak D vitamini eksikliği depresyona yol açar. Nedensiz yere mutsuz ve hüzünlü hissetme durumu D vitamini eksikliğinin başlıca belirtilerindendir. Şöyle ki, beyinde üretilen ve ruh halinin düzenlenmesinde kullanılan serotonin hormonu D vitamini eksikliğine bağlı olarak düşer.

D vitaminin en önemli belirtilerinden biri de kemik ağrılarıdır. Özellikle güneşten mahrum kaldığımız kış aylarında bu ağrılar daha da artar. Halsizlik ve vücut genelinde olan bu ağrıların dikkate alınmaması durumunda yetişkinlerde “osteomalazi” adı verilen kemik yumuşaması, çocuklarda ise “raşitizm” görülebilir.

D vitamini eksikliği nasıl ölçülür?

D vitamini eksikliğinin ölçümü için, yukarda belirtilen durumların hissedilmesiyle doktora başvurulması gerekir. Yapılacak olan kan testinde D vitamini (25 (OH) vitamin D3) düzeyinin ölçülebilir.

D vitamini takviye ve tedavisi nasıl yapılır?

D vitamini doktorlar tarafından reçete edilen D3 vitamini takviyesi ile alınır. D3 vitamini ise yemeklerle beraber tüketildiği takdirde vücut tarafından emilimi ve yararı artar. Doktorların da yönlendirmesiyle D vitamin serum, damla vs.leri böyle tüketilir.

Günlük olarak alınması gereken D vitamini miktarı yaşa bağlı olarak değişmektedir. Bunun için yaş ilerledikçe oluşan ihtiyaç doğrultusunda testlere dikkat etmek gerekmektedir.

Özellikle D vitamini takviyesine ihtiyaç duyan ve sık sık kontrollerini yaptırması gerekenler;

 – 50 yaş üzeri kişiler,

– Sürekli kemik ve kas ağrısı şikâyeti olanlar,

– Güneş görmeyenler(ofis çalışanları gibi),

– Bağırsaklardan yağ emilimi bozuk hastalar,

– Karaciğer hastalığı olanlar,

– Mide ameliyatı olanlar,

– Osteoporozlu hastalar ( kemik erimesi olanlar)

D vitamini yiyeceklerden alınabilir mi?

En büyük kaynağı güneş olan D vitaminini içeren bazı besinler vardır ancak günlük tüketimi ne kadar olursa olsun eksikliği giderecek boyuta ulaşamaz. Güneşle olan 10-15 dakikalık temas yetecekken bu yiyeceklerin ancak sürekli tüketilmesi onların D vitamini eksikliğini karşılamasını sağlar.

Güneşe çıkmak ve D vitamini eksikliğini gidermek için en uygun vakit ise saat 10.00 ve 15.00 arası yani öğle saatleridir. Ancak bu saatler aynı zamanda cilt kanseri için de en riskli saatlerdir. Bu nedenle her gün 10-15 dakika güneş koruyucu krem olmaksızın diz ve dirseklerden aşağıyı güneşlendirmek yeterlidir

Somon, sardalya, orkinos, balık yağı ve D vitamini katkılı süt, yumurta, tereyağı, karaciğer, mantar, kakao ve tahıl gevrekleri bazı D vitamini kaynaklarındandır. 

]]>
https://kktchaberlerim.com/d-vitamini-eksiligine-dikkat-d-vitamini-eksikligi-nasil-anlasilir.html/feed0